26 Eylül 2010 Pazar

NBA 2K11






NBA 2K11 bomba gibi geliyor desek yanlış demiş olmayız bu sene oyunda geçmiş senelere farklı olarak çok ama çok önemli bir fark var. Artık sadece ‘my player modunda’ kendimizle değil majesteleri ile de kapışabileceğiz. Onun kariyerinde başardığı ,ondan başka bir çok insanın yanından bile geçemediği özellikler bu sene NBA 2K11’in içinde ‘Jordan Challenge Mode’ olarak karşımıza çıkıcak. Majestelerine kafa tutacağımız bazı milim taşlarımız şunlar:

The Arrival
Tarih: 20 Nisan 1986
Maç: Celtics (Playoff, 1. Tur, 2. Maç)
1. Hedef: 63+ sayı
2. Hedef: %50+ şut yüzdesi

69 Points
Tarih: 28 Mart 1990
Maç: Cavaliers (Normal Sezon)
1. Hedef: 69+ sayı
2. Hedef: %50+ şut yüzdesi

Shootout
Tarih: 1990
Maç: Hawks (Normal Sezon)
1. Hedef: Dominique'ten fazla sayı
2. Hedef: Dominique'i 25 sayının altında tutmak

Bad Boys
Tarih: 26 Mayıs 1990
Maç: Pistons (Playoff, Doğu Finali, 3. Maç)
1. Hedef: 47+ sayı
2. Hedef: Maçı kazanmak

1991 NBA Finals
Tarih: 2 - 12 Haziran 1991
Maç: Lakers (Playoff, NBA Finali)
1. Hedef: 31+ sayı ortalaması
2. Hedef: %55+ şut yüzdesi
3. Hedef: Şampiyonluk

The Shrug
Tarih: 3 Haziran 1992
Maç: Blazers (Playoff, 1. Tur, 1. Maç)
1. Hedef: İlk yarıda 35+ sayı
2. Hedef: İlk yarıda 6+ üçlük
3. Hedef: Drexler'ın 20 sayının altında tutmak
4. Hedef: Maçı kazanmak

Double Nickel
Tarih: 18 Mart 1995
Maç: Knicks (Normal Sezon)
1. Hedef: 55+ sayı
2. Hedef: %55+ şut isabeti
3. Hedef: Maçı kazanmak

Father's Day Victory
Tarih: 16 Haziran 1996
Maç: Sonics (Playoff, NBA Finali, Son Maç)
1. Hedef: 22+ sayı
2. Hedef: 9+ ribaunt
3. Hedef: Maçı kazanmak

The Flu Game
Tarih: 11 Haziran 1997
Maç: Jazz (Playoff, NBA Finali, 6. Maç)
1. Hedef: 38+ sayı
2. Hedef: 7+ ribaunt
3. Hedef: Maçı kazanmak

Michael's Last Dance
Tarih: 14 Haziran 1998
Maç: Jazz (Playoff, NBA Finali, 6. Maç)
1. Hedef: 45+ sayı
2. Hedef: 4+ top çalma
3. Hedef: Maçı kazanmak

Bu oyunu bekleyişimiz 5 Ekim’de son bulucak. Ondan sonra başlayabileceğiz oyunumuzu oynamaya…. Belki bir ara turnuva bile düzenleriz ne dersiniz …

Sezon Öncesi Takım Değerlendirmeleri:Boston CELTİCS (No Country For Old Man ????)


Geçen senenin doğu şampiyonu, NBA finalisti olan Celtics’in ana nüvesi bu sene bir yıl daha yaşlandı ve kadroya ek olarak bir de 38’lik SHAQ eklendi. Bu yaşlı kadronun kurulmasıyla birlikte Celtics’İ çok büyük bir sorun bekliyor. Bu yaşa gelmiş oyuncuların uzun NBA maratonundan sıkılacağını ve bir çok maçı sadece oynamak için çıkacağını düşünmek hiçte boş bir beklenti olmaz ki zaten geçen sene Paul Pierce’in ve koç Doc Rivers’in yaptığı ;(‘belli bir dönemden sonra baktık NBA birincisi olamayacağız o yüzden normal sezonda kendimizi sıkmadık!!’) açıklamaları beni bu düşüncemin olacağının bir ispatı gibi . Yani sonuç olarak Celtler bu sezon bir çok maça sadece oynamak için çıkacaklar.Geçen sene bu düşüşü özellikle Allstar’dan sonra ağır yaşamışlardı ancak play-off zamanı artan bir performans sergileyerek NBA finaline kadar gelmeyi başarmışlardı. Fakat bu sene biraz daha dikkat etmeliler yoksa beklemedikleri şekilde bir anda play-off’un son sıralarına kadar düşebilirler. Play-off’a kapağı attıktan sonra ise Celtics ruhunun tekrar doğacağını ve olası bir HEAT eşleşmesinde bile rakiplerini aşırı fazla zorlayacaklarını düşünüyorum . (TEMENNİ:olurda böyle bir eşleşme olursa ve de Boston geçen sene ki performanslarına ulaşabilirlerse, spor tarihi açısından da bakarak genç çocuklara bir ders vermesini isterim.)

Bu sene Celtics’in kadrosunda bir kaç değişiklik oldu.Bunlardan ilki son senelerde elinde bavulla takımlara şampiyonluk için giden Shaq.Ben bu sene Shaq’ın all-star arasına kadar ilk beşte başlamasını ve sakat olan Perkins’inde parkelere dönmesiyle beraber bench’ten skor beklenen birinci oyuncu olmasını bekliyorum.bu olabilir mi? Pek tabii ki olabilir .Ben hücum anlamında Shaq’ın özellikle play-off döneminde Celtics’e hatırı sayılı kattı vereceğini düşünüyorum sonuçta Shaq’tan bahsediyoruz.Bir de buna sadece bitirmek kalan Rajon Rondo’nun asistlerini düşünürsek hücum anlamında Shaq oldukça etkili olacaktır.Yalnız Shaq’ın hücumda katkısı olacağı kadar savunmada da aşil topuğu olacağı bir gerçek. Sertlik hariç yavaşlayan ayaklarının savunmada ,özellikle pick-and-roll’i savunmada bir sorun olacağını düşünüyorum…Shaq’ın dışında kadroya dahil olan ruhsuz Jermaine’in ve eline aldığı topu potaya atan kara delik Von vafer’in sınırlı katkı verebileceğini ve milli pivotumuz Semih Erden’in de sadece havlu sallayabileceğini tahmin ediyorum. Son günler de kadroya katılan Delonte West ise çok önemli bir artı Celtics adına.Zor anlarda şut kullanabilen ,sorumluluk almadan kaçınmayan sert bir guard ,bu takviyeyle birlikte tek eksik olarak görülen guard pozisyonunda da önemli bir ismi almış oldular. Gidenlere bakacak olursak burada özellikle iki isim öne çıkıyor. Savunması ve patlayıcılığı ile takıma hava kazandıran Tony Allen’ın Celt’ler adına önemli kayıp olduğunu düşünüyorum ve Allen kadar önemli isim de kritik zamanlarda yani play-off’larda bizlere eski Sheed’i izleten Rasheed’in basketbolu bırakmış olması. Celtics için bu iki ismin özellikle play-off’lar için çok önemli kayıplar olduğunu düşünüyorum .Ben bu sene celtics’in doğuda 5,lik için new york ile bir savaş içersine gireceğini düşünüyorum…

Sonrası mı ? orada iş bu beylere kalıyor.yaşlılara yer var mı yok mu onlara cevabı bu efsaneler verecek parke de play-off zamanı . Bekleyip görüceğiz.Belki de o kazanma ruhları geri dönüp, içlerinde ki o canavar son kez canlanacak……



24 Eylül 2010 Cuma

'The Answer' Beşiktaşa mı ????

TBL’in Phonex’i dersek yanlış demiş olur muyuz Burak Bıyıktay yönetiminde ki Beşiktaş için. Bu takım zaten çok üst seviyede savunma yapamıyordu ancak hücum anlamında zaten çok üst seviyelerde bir takımdı , takıma bir de AI gelirse işte ozaman hucüm anlamında gerçekten tutulası çok zor bir takım olur Beşiktaş Cola Turka. Eğer olurda gelirse Allen Iverson, hem ligimize hem de Akatlar’a çok renk katar. Guard pozisyonun da Chatman & Iverson A.Ş. efsane olur fena can yakar benden söylemesi….

Don Nelson dönemi bitti !!



Nba tarihinin 1335 galibiyet ile en çok galibiyet almış olan koçun Golden State Warriors’taki görevine takımın yeni sahipleri tarafından bugün son verildi. Koçluk kariyerine 1976’da başlayan Don Nelson için bugün belki de kariyerinin son günüydü. eee artık yaşta yetmişe dayandı.

Deli doktorlar gibi yeni bir şeyler üreten,yeni bir şeyler deneyen koçları bekleyeceğiz nellie ama deli olduğunu unuttum belki geri dönersin sonra …

Sezon Öncesi Takım Değerlendirmeleri:New York Knicks

Yıllardır sadece LeBron için yaşayıp onu kadroya katmak ve NBA’in en büyük pazarını canlandırıp tekrardan önemli bir yere gelmek istiyorlardı Knicks yönetimi .Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı ve LeBron Miami sahillerine gitti.Bu tercih New York için çok büyük hüsrandı ancak yine de 2010 yazındaki serbest oyunculardan , Mike D'Antoni’nin sisteminde de etkili olabilecek isimlere yöneldi Knicks yönetimi.Hamlelere ilk olarak pota altını sağlamlaştırmakla başladılar. Mike D’Antoni’nin Phoenixten de öğrencisi olan ve koş koş oyununa belki de Nba’deki en uygun powerforward’i olan Amare Stoudemire alındı ilk olarak maksimum kontrat ile, Amare’nin yanına da blokçu kimliği ve de hareketli şekilde top aldığında bu topları yüksek yüzdeyle bitirebileceğini bildiğimiz 2.16’lık dev timofey mozgov’la doldurdular . Ben bu ikilinin New York pota altı için gayet yeterli olabileceğini düşünüyorum ki Knicks yönetimi bu uzunları yedekleyebilecek bir ismi daha kadrosuna katmayı başardı.Yüreğiyle ,her maç için canını dişine takarak oynadığını bildiğimiz Ronny Turiaf .Ben Turiaf’ında bu sistem için gayet iyi bir tercih olduğunu ve iyi bir yedek olabileceğini düşünüyorum. Ancak New York için asıl önemli olan taraf fark yaratabilecek olan kısalardı ,bu noktada istediklerini tam olarak aldılar diyemeyiz. Ancak yine de bu sisteme uyup kariyer performansı sergileyebilecek bir kaç isim aldılar .Bu isimler ; Raymond Felton,Roger Mason, Kelenna Azubuike, Anthony Randolph. Bu isimlere baktığımızda Felton’u hazırlayıcı olarak düşünürsek diğerleri keskin şutör olarak adlandırabileceğimiz isimler, bir de bunlara Danilo Galinari ve Wilson Chandler’ı eklediğimiz de Knicks’in ben gününde olduğu zaman bu sene bir çok takımın canını yakacağını düşünüyorum.Ben bu sene Knicks’in kesin olarak play-offlara gireceğini ve Celtics ile birlikte doğuda 5,lik için en büyük adaylar olduğunu düşünüyorum.Fakat bu takımın play-off’larda ilerleyebilmesi çokta kolay değil…..

TAKAS SÖYLENTİLERİ: özellikle son günlerde Carmelo’nun takası için takımını zorlaması New York’a yarayabilir.Carmelo için en kuvvetli aday New York olarak gösteriliyor, kim bilir belki bu yazıyı girdikten yarım saat sonra belki de takas gününün son saatlerinde bi bakmışız Carmelo New York’ta. işte ozaman New York play-off’lar içinde iddialı bir takım haline gelir .
Carmelo'da bir sahil takımını seçerse ona da küfürlü bir haber yapar mı New York medyası bunu da bekleyip görücez....

22 Eylül 2010 Çarşamba

Sezon Öncesi Takım Değerlendirmeleri: Charlotte Bobcats




Bobcats geçen sene bir şeyler ispatlarcasına playoff yapmış fakat playofflarda varlık gösterememişti. Aslında kadro olarak bakıldığında her mevkide belli oyuncuları var. Bunların yeterliliği tartışılır tabi. PG pozisyonunda Augustin ve Livingston’ın, Felton’ın yokluğunu doldurması için en azından biraz zaman gerekli diyelim. MJ, Augustin potansiyeline güvendiğini gösteriyor ama 2 guard rotasyon için yeterli değil(özellikle Shaun Livingston’ın sakatlıklara yatkınlığı düşünülünce). SG ve SF pozisyonlarının yeterli alternatifi olduğunu düşünüyorum. Tabi bunda biyonik adam Wallace’ın ve Stephen Jackson’ın rollleri büyük. Özellikle Wallace’ın bu sene yaptıkları düşünülünce gözümü kapatır orayı ona teslim ederim. (Hem Josh Smith 3 numara oynayabilirse, Diaw ve Jackson orada hayli hayli oynarlar).

Pota altına gelince Diaw harici yetenekli oyuncu maalesef yok. Emeka Okafor’un beklenen patlamayı yapamaması onların pota altını Diop, Dampier, Nazr M. gibi kısıtlı oyuncularla doldurmalarına neden olmuştu. Son yaptıkları hamleler de hücum anlamında ekstra şeyler katacak gibi gözükmüyor Charlotte’a. Dampier’ın serbest bıraktılar bırakmasına da, free-agent olarak imzaladıkları Kwame Brown onlara gerek düzenli skor opsiyonu olacak bir C değil. Ama Kwame, Diop, Nazr Mohammed, Tyrus Thomas’lı bir pota altı onlara gerekenden fazla sertlik getireceğinden şüphemiz yok. Skor olarak da Diaw’ı eklersek belki bu aşı tutar. Çok umutlu değilim ama "Nba, where amazing happens..."

20 Eylül 2010 Pazartesi

Sezon Öncesi Takım Değerlendirmeleri: Atlanta Hawks


Son 2 senede katettikleri yolu kimse göz ardı edemez. Fakat onlarda bir yerde tıkandılar sanki. Mike Bibby hamlesi o tıkanmayı aşmak için yapılmıştı, bence o da olmadı. Acilen istikrarlı bir guard’a ihtiyaçları var. Mike Bibby arada sırada sırtlayabilir ya da Jamal Crawford size sezon içinde inanılmaz maçlar kazandırabilir. Ama Playoff’larda bu işi yapan tonla oyuncu var. Bunlar dışında bench darlığı ve Al Horford – Josh Smith pota altının bir türlü istenen verimi verememesi çözüm üretilmeli. Gerçi bunun için Horford’un artık 4 numara oynayacağı açıklandı ama bu da sanki olmayacak gibi. Çünkü Horford’un 4 olması ve mevcut kadro itibariyle 5 numara pozisyonundan gelecek skor katkısı minimuma iniyor. Etan Thomas şüphesiz takıma bu yüzden katıldı ama bekleyip görmek lazım.

Al Horford 4 numara oldu. İyi güzel. Peki ama J-Smooth? Bunlara bir de Josh Smith gibi bir şutörü 3 numara oynatma riski(ne riski ya intihar resmen) eklenince Atlanta’yı geçen seneden daha alt sıralarda bir mücadele içinde izleyebiliriz. Peki JJ? Yönetim, Joe Johnson’a bir şeyler vaat etmiş olacak ki takımda kaldı. Umarım bu vaat ettikleri onun kafasına yattığı kadar bizimkilere de yatar.

Sezon Öncesi Takım Değerlendirmeleri: Indiana Pacers



Danny Granger’ın önderliğini yaptığı Pacers transfer döneminde önemli bir takasa imza atarak hem geleceğe yatırım yaptı hem de takımını gençleştirme yoluna gitti. New Orleans’dan takasla gelen Collison ve Posey takasın hem iyi hem de kötü yönünü gözler önüne seriyor. 33 yaşındaki Posey yüklü kontratıyla birlikte Pacers yolunu tutarken, Posey’nin maaşının yedide birini alan, ancak performansa gelince işi tam tersine çeviren Collison da takıma katıldı. Geçtiğimiz yıl inanılmaz çıkışıyla CP3’ün çaylak sezonundaki istatistiklerinde üzerine çıkan Collison bakalım Bay Problem T.J Ford’la anlaşabilecek mi? Performans açısından değerlendirilince Collison Ford’dan beş adım önde bakalım ne olacak?

Bu yıl da geçen yıl olduğu gibi Pacers 2 numara pozisyonunda fazla sorun yaşamayacak gibi görünüyor. Oldukça geniş bir rotasyon ve bunun yanında rotasyondaki oyuncuların farklı özelliklerde olması koç Jim O’Brien’ın işini kolaylaştıracak. Brandon Rush ve Dahntay Jones’un geçtiğimiz sezonda -oyunun hücum yönünde- kariyerlerinin en iyi sezonunu geçirmiş olmaları, yaklaşık 15 maç kaçıran Mike Dunleavy’nin eksikliğini hissettirmedi.


Pacers, büyük takasla New Jersey yolunu tutan Troy Muphy’nin yarattığı 4 numara boşluğunu, takımı gençleştirme politikasıyla birleştirerek, genç isimlere emanet etti.Indiana power forvet pozisyonunu , geçtiğimiz sezon 29 maçta oynayan ve maç başına 17.6 dakika süre alıp 8.5 sayı 4.8 ribaund ortalamalarıyla oynayan Tyler Hansbrough ile 42 maçta oynayan ve maç başına 12.5 dakika süre alıp 4.3 sayı 3 ribaund ortalamalarıyla oynayan Josh McRoberts ‘a emanet etti. Bu mayanın tutup tutmayacağını bekleyip sezonu başladığında göreceğiz.


Pivot pozisyonunda Roy Hibbert’in başı çektiği rotasyonda Jeff Foster’ın savunma yönündeki çabası oldukça önemli. Geçen sezon Hibbert’in nerdeyse tek başına götürdüğü pivot pozisyonu yine ona kalmış gibi görünüyor.


Pacers’dan konuşurken Allstar forvet Danny Granger’dan bahsetmemek olmaz. Kuşkusuz Granger her zaman olduğu gibi bu orkestranın şefi ve en önemli parçası. Geçen sezon 62 maçta görev alıp maç başına 36.7 dakika oynayan ve kariyer ortalamasının üzerinde bir performansla 24.1 sayı, 5.5 ribaund ve 2.8 asistle oynadı. Playoff ihtimali çok düşük olan Pacers yinede Granger ve yardımcı rolde Collison’la birlikte kolay lokma olmayacaklardır.

18 Eylül 2010 Cumartesi

Sezon Öncesi Takım Değerlendirmeleri: Detroit Pistons



Detroit’i değerlendirirken dikkat edilmesi gereken iki kritik nokta var. İlki kısa bolluğu ikincisi ise pivot yokluğu. 1 ve 2 numara pozisyonundaki bolluk yetmezmiş gibi geçirdiği diz sakatlığından sonra eski günlerini mumla arayan ve atletizminden çok şey kaybeden T-Mac’in de takıma gelişiyle özellikle şutör guard pozisyonunda koçu zor bir seçim bekliyor. Kısa rotasyondaki süreleri, verimi maksimuma çıkaracak şekilde dağıtmalı.

Geçtiğimiz sezonda Prince’in arkasında aldığı kısıtlı süreyi(13.3 dakika) iyi değerlendiren çaylak Daye, fiziksel olarak NBA standartlarına ulaştığında sürelerini arttırabilir. Detroit adına geçen sezonun belki de tek artısı Jonas Jerebko. İkinci turda draft edilen oyuncu, gerek fiziği gerekse yumuşak bilekleriyle alışılagelmiş forvet oyuncularından ayrılıyor. Charlie Villanueva’yla birlikte bu sezon 4 numara pozisyonunda forma aslanın ağzında olacak gibi görünüyor.

Pistons’ın en çok beğendiğim bölgesi olan point guard pozisyonundaki Will Bynum ve Rodney Stuckey, gerek enerjileri gerekse içeri penetreleriyle iki büyük delici silah. Pivot pozisyonunu besleyecek oyuncular ancak Detroit’in bu pozisyona oyuncu almama konusundaki ısrarı yüzünden, bu iki oyuncu daha fazla bireysel yeteneklerini kullanma yoluna gidiyor. Bu sezon da aynı senaryoyu görme şansımız kuvvetle muhtemel.
Kariyeri boyunca savunmasıyla ön plana çıkan ancak işin hücum yönünde savunmadaki kadar başarılı olamayan Ben Wallace, artık Pistons boyalı alanının tek hakimi.

Kariyerinin son dönemindeki oyuncunun artık savunmadaki etkinliği de azalırken, olmayan hücum gücü de tamamen yok olmakta. Bu yükü taşımakta ona yardımcı olacak oyuncular Wilcox ve Maxiell ise bu yardımı yapacak oyuncular değil. 2010 Drafttan seçilen Greg Monroe ise NBA’deki ilk yılında bu kadar yükü kaldırabileceğini düşünmüyorum. Basketbol bilgisi üst seviyede olan ve fiziğine göre pasları oldukça etkili olduğu söylenen çaylağın bu sezon Pistons’un aradığı kan olup olmadığını hep birlikte göreceğiz.

17 Eylül 2010 Cuma

Sezon Öncesi Takım Değerlendirmeleri: Orlando Magic



Geçen sene yapılan Vince hamlesinin takımı bir ileri kademe olan şampiyonluğa götüremediğini hep birlikte gördük. Buradaki temel sıkıntı takımda topu “her zaman” verimli dağıtacak pasör eksikliği. Hido’nun ayrılmasından sonra kanaatimce bir kademe daha artan pasör sıkıntısı Orlando’nun topu her zaman sonuna kadar dolaştıramamasına neden oldu. Tabi ki Vince Carter takımınızdaysa skor anlamında ekstra sıkıntı yaşamazsınız. Ama bu sizi şampiyonluğa götürür mü? Geçen sene olmadı en azından.

Kadroya yeni katılan oyunculara baktığımızda Q - Rich ve Chris Duhon hücum anlamında sisteme uyum sağlayabilir. Zaten savunma devamlı Howard’ın geniş omuzlarında. Umarım Duhon, pek beğenmediğim Redick - Nelson ikilisinin silkelenmesini biraz olsun sağlar ve Orlando playofflarda da söz sahibi olabilecek duruma gelir. Tabi Miami ve Boston’ın onlardan daha iddaalı hamleler yaptıklarını düşünürsek, işleri biraz daha zor. Yine de her şey Superman'in parmaklarının ucunda...
Related Posts with Thumbnails

Spor Basketbol
Site Rehberi